Fikrim Geldi!!!


Hayatımızda önem vermesek bile önem vermek zorunda kaldığımız bazı durumlarla karşı karşıya kalırız. Örneğin bir telefon görüşmesi yaparken bir arkadaşınız yanınıza gelir ve o arkadaşınızla aranız çok iyi olmasa bile telefon görüşmenize çok geçmeden ARKADAŞIM GELDİ deyip son verirsiniz. Ya da gece uyurken aniden uyanırsınız ve SU İÇESİM GELDİ dersiniz ve hemen su içersiniz. Ya da gece yine uyurken aniden uyanırsınız ve ÇİŞİM GELDİ deyip hemen tuvalete gidip ihtiyacınızı giderirsiniz.
Çoğu zaman yolda yürürken, su içerken, yemek yerken, hayallere dalmamıza sebep olan bir müzik dinlerken, satırlarının arasında kendimizi bulduğumuz bir bir kitap okurken, kendimizi baş rolünde bulduğumuz bir film izlerken, yalnız kalıp kafamızı dinlemeye çalışırken, hayal kurarken ya da bir ödev hazırlarken vb. aniden aklımıza bir şey gelir, başka bir zaman başkasının aklına gelmeyen bir şeydir bu ya da başkasının aklına gelmiştir ama farkına varmamıştır ya da farkına varmıştır ama önemsememiştir. İştee !! Aklımıza aniden gelen bir şey olduğunu hissettiğimiz anda FİKRİMİZ GELMİŞ oluyor. Ama ne yazık ki FİKRİM GELDİ deyip onu hemen yazıya dökmüyoruz ya da kayda geçmiyoruz ve fikrimiz gelmesiyle gitmesi bir oluyor…
Fikirler az mı? Fikirler o kadar değersiz mi? NEWTON o ağacın gölgesinde oturup belkide hayallere dalmışken başına o meşhur elma düştüğü zaman NEWTON’ nun fikri gelmişti, NEWTON fikrini yazdı ve şimdi onun teorisi biz okuyoruz. ARŞİMET banyoda güzel güzel sıcak suyla duşunu aldığı zaman evreka, evreka evreka dediği zaman ARŞİMET’ in fikri gelmişti, ARŞİMET fikri geldiği zaman fikrine değer verdiği için çıplak bir şekilde banyodan koşarak çıkmıştı ve şuan suyun kaldırma kuvettinin ARŞİMET’ in bulduğunu okuyoruz. ALEXANDER GRAHAM BELL’ in fikri gelmeseydi hayatımızın vazgeçilmezi olan telefon nasıl olacaktı?
THOMAS EDİSON’ fikri gelmeseydi şimdi mum ışığında ders mi çalışıyor olurduk? Tabiki de hayır EDİSON fikrine önem vermeseydi fikri uçardı başkasının fikri olurdu, o başka şahıs FİKRİM GELDİ deyip önem vermeseydi yine o fikir uçup başkasını fikri olurdu. Er ya da geç o fikir çıkacak bir beyin ve yeşerecek bir vücut bulurdu.
Aslında kuş başımıza sıçtığı zaman başıma talih kuşu kondu demek yerine FİKRİMİZ GELDİĞİ zaman fikrimize değer verip ona hakkettiği değeri verirsek daha iyi şeyler olur bence. Fikirlerimiz önemli sevgili okur, fikirlerimize sahip çıkalım. Yemek yemek, su içmek, uyumak, dizi izlemek, boş boş sosyal medyada gezinmek, oturup bir kafede sabahtan akşama kadar lak lak etmek vb. fizyolojik ihtiyaçlar en az esrarengiz olan beyninizin size sunduğu fikirler kadar önemli.
Bedenler ölür, çürür, yok olur fakat fikirler kalır sevgili okur sağlıcakla kalın. Başka bir yazıda görüşmek üzere…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir